<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşar Yiğit Kaçmaz&#039;ın Kişisel Blogu</title>
	<atom:link href="http://www.yasarkacmaz.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yasarkacmaz.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Jan 2010 20:50:47 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Futbol Pazarlaması ve Galatasaray</title>
		<link>http://www.yasarkacmaz.com/?p=62</link>
		<comments>http://www.yasarkacmaz.com/?p=62#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 20:50:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol Pazarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasarkacmaz.com/?p=62</guid>
		<description><![CDATA[Ben koyu bir Beşiktaş taraftarıyım. Beşiktaş’ın her maçını izleyen, günlük haberlerini takip eden, her sezon futbol takımının formalarını alan, gerektiğinde Beşiktaş’a laf söyletmeyecek kadar fanatik bir Beşiktaşlıyım. Diğer Beşiktaş taraftarlarının büyük bir bölümü en çok Fenerbahçe’den nefret etse de ben en çok Galatasaray’dan nefret ederim. Bunun birçok sebebi var. Konumuz bu olmadığı için değinmeyeceğim bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ben koyu bir Beşiktaş taraftarıyım. Beşiktaş’ın her maçını izleyen, günlük haberlerini takip eden, her sezon futbol takımının formalarını alan, gerektiğinde Beşiktaş’a laf söyletmeyecek kadar fanatik bir Beşiktaşlıyım. Diğer Beşiktaş taraftarlarının büyük bir bölümü en çok Fenerbahçe’den nefret etse de ben en çok Galatasaray’dan nefret ederim. Bunun birçok sebebi var. Konumuz bu olmadığı için değinmeyeceğim bu konuya. Fakat bu konu her aklıma gelişinde Onursal Başkanımız Süleyman Seba’nın ‘Bizim şerefli ikinciliklerimiz var’ sözünü hatırlarım.</p>
<p style="text-align: justify;">Galatasaray Spor Kulübüne gelince UEFA Kupasını ve Süper Kupa’yı kazanmış güzide bir kulübümüz.  Galatasaray, diğer iki büyük takım olan Beşiktaş ve Fenerbahçe gibi Türkiye’nin önde gelen kulüplerinden. Bugüne kadar diğer iki takım gibi klasik tabir edebileceğimiz yöntemlerle yönetilen, parası olanın söz sahibi olduğu, diğer takımlardan farklı olarak da Galatasaray Lisesi mezunlarının yönettiği bir kulüp.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-62"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Son 2 senedir Adnan Polat Başkanlığında bir yönetim tarafından yönetiliyor Galatasaray. 2000 yılında kazanılan UEFA Kupası sonrasında maddi ve yönetimsel sorunlar yaşadı. Öyle zamanlar yaşandı ki şampiyon olsalar bile bu sorunlar aşılamadı. İtiraf etmeliyim ki Adnan Polat ve yönetimi geldiğinde bir şeyleri değiştirebileceklerine inanmıyordum. Geçen sezon ile birlikte Adnan Polat ve yönetiminin yönetimsel hamleleri bu fikrimi tamamen değiştirdi. Yapılan transferler dışında sergilenen pazarlama yönetimi alkışlanmaya ve diğer kulüpler tarafından örnek alınmaya değer.</p>
<p style="text-align: justify;">Galatasaray’ı pazarlamanın 4P Kuralına göre (Ürün, fiyat, yer, promosyon) incelemek istiyorum bu yazımdan. Öncelikle üründen bahsedelim. 2 sene öncesine kadar Türkiye Futbol Ligine yetecek güce sahip kuran Galatasaray artık dünya yıldızlarını kadrosuna katmaya başladı. Dünya yıldızlarını kadroya katmak mesele değil. Fakat dünya yıldızı olan futbolcu kaliteli futbolcudur ve bu yüzden dünya yıldızı olmuştur. Futbol’da kaliteli futbolcular ile oynanır.  Bu futbolcuların Galatasaray futbol takımı kadrosunda yer alması ve dünya yıldızı bir hoca ve kadrosu ile çalışılması Galatasaray’ın ürün değerini arttırdı. Ürün başlığı ile birlikte incelememiz gereken bir konu ise fiyat. Ürün kalitesinin arttırılması Galatasaray’ın mevcut fiyat değerini de arttırdı. Bugün 150 milyon Euro’ya varan bir kadro yapısına sahip hale geldiler. Peki bu nasıl gerçekleşti? Borç batağında olduğu söylenen Galatasaray nasıl oldu da son 2 yılda bu hamleleri yapacak finansal güce sahip oldu? Bu sorunun cevabı da Galatasaray yönetiminin yaptığı hamlelerde gizli. Devlet ile yapılan anlaşmalar, mevcut arazilerin değerlendirilmesi, yapılan finansal anlaşmalar Galatasaray’ın bu güce sahip olmasını sağladı. Fiyat konusu ile birlikte incelenebilecek bir diğer konu ise yer. Galatasaray’ın yeni stadyum projesi, devlet ile yapılan anlaşmalar sonucu alınan araziler ve üretilen projeler, eldeki mevcut araziler üzerine tasarlanan projeler Galatasaray’ın fiyatını arttırmakla birlikte pazarlama için önemli olan yer başlığını da çözmüş oldu. Yer konusu başlığı altında başka bir konu ise Galatasaray ürünlerinin satıldığı storeların açılması ve yaygın hale getirilmesi. Promosyon için alt yapı niteliğindeki bu hamle ile Galatasaray kendi ürünlerini rahatlıkla pazarlar hale geldi. Son başlık ise promosyon. Son senelerde Fenerbahçe’nin başını çektiği birçok futbol takımı bu konuda yatırım yapsa da bu sezon bu konu üzerinde en aktif takım Galatasaray. Sezon başında mor renkli formayı çıkartarak büyük bir risk alsalar da bu riski avantaja dönüştürmeyi başardılar. Alınan risk ciddi bir riskti ve ürüne zarar verebilirdi fakat uygulanan güzel pazarlama teknikleri ile bu forma taraftarın sevgilisi oldu. Ürün konusunda ele aldığımız Dünya yıldızlarının gelmesi ile de forma satışları bir hayli arttı. Buda fiyat olarak Galatasaray’ın kasasını doldurdu. Promosyon konusunda dikkatimi çeken bir başka konu ise Galatasaray’ın ürün satışında en kısır dönem diye nitelendirebileceğimiz kış döneminde promosyon faaliyetlerine aktif olarak devam etmesi. En son çıkartılan mor renkli atkı buna en büyük örnek diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">En başta da söylediğim gibi ben koyu bir Beşiktaş taraftarıyım. Beşiktaşlı olmaktan gurur duyuyorum. Önümüzdeki günlerde Beşiktaş’ın seçimi var. Aday olan iki başkan adayı da yukarıdaki değerlere dikkat etmeli. Dikkat etmediği takdir de kaybeden yine Beşiktaş olacaktır. Son olarak sözü Galatasaray ile bitirmek istiyorum. Ne kadar son zamanlarda Galatasaray taraftarlarının saldırgan tutumlarından ve fanatizmlerinden rahatsız olsam da Galatasaray yönetimi ayakta alkışlanacak bir yönetim sergiliyor. Umarım diğer kulüpler bu yönetim tarzını kendilerine örnek alırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasarkacmaz.com/?feed=rss2&amp;p=62</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kongre Turizmi ve Türkiye</title>
		<link>http://www.yasarkacmaz.com/?p=57</link>
		<comments>http://www.yasarkacmaz.com/?p=57#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 14:36:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kongre Turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Turizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasarkacmaz.com/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[Toplantıların, bir iletişim, bilgi alışverişi, yönetim ve karar verme aracı olarak ortaya çıkış tarihinin insanlık tarihi kadar eski olduğu varsayılmaktadır. Öncelikle pek ender rastlanan (özellikle uluslararası) toplantıların sayısında, ikinci dünya savaşından sonra büyük gelişmeler olmuştur. Söz konusu toplantıların sayılarında meydana gelen artışların ulaştığı boyut, kongreciliğin bir meslek haline gelmesine ve kongre olgusunun da bir turizm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Toplantıların, bir iletişim, bilgi alışverişi, yönetim ve karar verme aracı olarak ortaya çıkış tarihinin insanlık tarihi kadar eski olduğu varsayılmaktadır. Öncelikle pek ender rastlanan (özellikle uluslararası) toplantıların sayısında, ikinci dünya savaşından sonra büyük gelişmeler olmuştur. Söz konusu toplantıların sayılarında meydana gelen artışların ulaştığı boyut, kongreciliğin bir meslek haline gelmesine ve kongre olgusunun da bir turizm hareketliği olarak değerlendirilmesine neden olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Kongre turizmini incelemeden önce kongre kavramını incelememiz gerekir. Kongre, uzmanların ya da meslektaşların büyük çaptaki toplantısıdır. Veya Kongre, birlik dernek gibi kuruluşların temsilcilerinin tartışmak amacı ile bir araya toplanmasıdır. En kapsamlı hali ile Kongre, bir veya daha fazla günle sınıflandırılmış ve önceden kararlaştırılmış bir program çerçevesinde uzmanlık gerektiren bilimsel alanlarda veya meslek kollarında belirli bir konuda bilgi alışverişini amaçlayan ve özellikle toplanılan yerin dışından gelen kişilerin de katılımlarıyla meydana gelen bir toplantıdır. Kongre geçici bir toplantıdır. Özellikle toplanılan yerin yabancısı olan kimselerin, belli amaca yönelik olarak, çeşitli konularda görüşmeleridir. Uluslar arası kongre kavramı ise, uluslararası bir kuruluşun, periyodik olarak, tüm üyelerine açık bir biçimde toplanmasını anlamaktadır. Kongrecilik uluslar arası kuruluşların toplantıları aracılığı ile gelişmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-57"></span> </p>
<p style="text-align: justify;">Turizm; kişilerin daima konakladıkları yer ile asli konut veya çalışma alanları dışında seyahat ve konaklamaları suretiyle ortaya çıkan olay ve ilişkiler bütünüdür. Yukarda verilen kongre ve turizm kavramları göz önünde tutularak kongre turizmi şu şekilde açıklanabilir. Kongre turizmi; kişilerin daim konakladıkları veya çalıştıkları yerler dışında uzmanlık gerektiren bilimsel alanlarda veya meslek kollarında, belirli bir konuda, bilgi alışverişi yapmak amacıyla bir araya gelmelerinden ortaya çıkan seyahat, konaklama olay ve ilişkilerinin tümüdür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Uluslar arası Kongre Turizmi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uluslar arası Toplantı ve Kongreler Birliği (ICCA) hazırlanan rapora göre ICCA kriterlerine uyan uluslar arası kongrelere katılan delegeler 2003 yılında kişi başı 1840 Dolar, 2004 yılında ise 1742 Dolar para harcamışlardır. Delegelerin tüm toplantılarda harcadığı toplam tutar 2003’de 4,3 milyar dolar, 2004’de ise 8,4 milyar eurodur. Avrupa Pazar payında ilk sırada yer alırken Asya ve Pasifikler ikinci sırada yer almıştır. Şehirler bakımından sıralama yapıldığında birinciliği Barcelona alırken İstanbul toplantı sayısına göre 25. Sırada yer almıştır. Ülkeler toplamında ise Türkiye 33. Sırada yer almaktadır. ICCA’nın yaptığı başka bir istatistiğe göre kongre katılımları ortalamalarına göre Türkiye ortalamanın üstündedir. Çeşitli kuruluşların verileri incelendiğinde Kongre Turizmi 150 milyar dolarlık bir pazar oluşturmaktadır. Buda Genel Turizm pazarının %30’una denk gelmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kongre Turizmi ve Türkiye</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tarih ve Kültür hazinesi Türkiye, heyecan verici imkânlar âleminin kapısı durumundadır. Avrupa ve Asya&#8217;nın birleştiği yerde, Türkiye toplantı, insentiv ve kongrelere şahane mekân konumundadır. Türkiye birinci sınıf otel konaklama ve konferans tesisi zenginliği, dünyanın belli başlı şehirlerine kolayca ulaşım, güzel dekorlar ve eşsiz manzara cazibesi sunmaktadır. Bütün bunlara, mükemmel bir iklim ve alternatif destinasyonlara göre çok daha düşük maliyet avantajı eklenmektedir. Türkiye, Avrupa ülkelerine yakınlığı ve egzotikliği ile ideal bir destinasyondur. İzmir, Antalya ve Ankara&#8217;ya transfer bağlantısı ve direkt uçuş imkânıyla, Türk Havayolları ve diğer ulusal havayolu şirketlerince İstanbul&#8217;a iki ile üç saat içinde ulaştırılmak mümkündür. Günlük seferler İstanbul&#8217;u Amerika Birleşik Devletleri, Ortadoğu ve Asya&#8217;nın belli başlı şehirlerine bağlamaktadır. Şehir turları ve eğlence programları paket halinde düzenlenebilir. Rakipsiz dekoru ve mimari hazinelerinin zenginliğiyle, İstanbul dünyanın en büyük turizm destinasyonları arasında yer alır. Palmiye ağaçları ve eski harabeleri ile,İzmir Ege bölgesinin kapısıdır. Kuşadası, Marmaris, Bodrum ve Fethiye gibi sevimli deniz sayfiyeleri satış, toplantı, insentiv için gayet iyi tercihlerdir. Antalya, Mersin ve Akdeniz&#8217;in kıyı sayfiyeleri, yıl boyu ziyaretçileri, güneş, güzel kum plajları ve eski tarihi yerleri ile cazibe merkezleridir. Türkiye&#8217;nin başkenti Ankara muhteşem otel ve restoranları, şahane kaya kiliseleri ve yer altı şehirleri, manzaralı efsanevi Kapadokya&#8217;ya kolay ulaşıma ile önemli bir merkezdir. Osmanlı Devletinin ilk başkenti Bursa ise göz alıcı manzara, termal banyolu oteller ve Uludağ&#8217;da mükemmel kayak imkanları sunmaktadır. Türkiye bugün her tür ve boyutta toplantı, insentiv ve konferansı uygun konfor ve tarzda düzenlemek üzere tüm donanıma sahiptir. Geleneksel Türk konukseverliği, Yüksek standartta mahalli yemek ve şarap, sonsuz eğlence ve gezi imkânları, Türkiye&#8217;de düzenlenecek her kongreyi yankılar uyandırıcı başarıya ulaştırmanın garantisidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yorum</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’de kongre turizmi incelendiğinde mevcut imkan ve olanaklara göre bulunması gereken konumun çok altında olduğu görülmektedir. Barcelona gibi 2 milyon nüfusa sahip bir şehirde Kongre Turizmi bu kadar ilerlemiş iken İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde dahi Kongre Turizmi olması gereken yerde değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaz aylarında deniz turizm sayesinde geçimini karşılayan küçük şehirler incelendiğinde kış aylarında bütün şehirlerin sessizliğe gömüldüğü ve turizmin durduğu görülmektedir. Ekonomik sıkıntılar içerisinde yaz ayını bekleyen bu şehirlerin kurtuluş yollarından bir tanesi Kongre Turizmidir. Mevcut olanakların kış aylarında atıl kullanıldığı düşünüldüğünde Kongre Turizmine yatırım yapmak firmalar açısından masraftan çok kazanç olacaktır. Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntının geçmesi için her sektörün aktif olarak tüm sezon çalışması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.frmtr.com/halkla-iliskiler-turizm-ve-insan-kaynaklari-ulastirma/1029178-turizmin-tanimi-onemi-ve-turkiye-de-gelisimi.html">http://www.frmtr.com/halkla-iliskiler-turizm-ve-insan-kaynaklari-ulastirma/1029178-turizmin-tanimi-onemi-ve-turkiye-de-gelisimi.html</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.kadincazayiflama.com/kongre-turizmi.html">http://www.kadincazayiflama.com/kongre-turizmi.html</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.tursab.org.tr/content/turkish/istatistikler/akrobat/CESIT/06NiKongre.pdf">http://www.tursab.org.tr/content/turkish/istatistikler/akrobat/CESIT/06NiKongre.pdf</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.tursab.org.tr/content/turkish/istatistikler/akrobat/CESIT/04kasKongazeteye.pdf">http://www.tursab.org.tr/content/turkish/istatistikler/akrobat/CESIT/04kasKongazeteye.pdf</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasarkacmaz.com/?feed=rss2&amp;p=57</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bach A&#8217;Lorientale-Anjelika Akbar</title>
		<link>http://www.yasarkacmaz.com/?p=52</link>
		<comments>http://www.yasarkacmaz.com/?p=52#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 10:33:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Anjelika Akbar]]></category>
		<category><![CDATA[Bach]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Irmak]]></category>
		<category><![CDATA[Erkan Oğur]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Akatay]]></category>
		<category><![CDATA[Mısırlı Ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Vivaldi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasarkacmaz.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[
Anjelika Akbar ile tanışmam lise çağlarıma dayanır. ‘Vivaldi-Four Season’ isimli albümünün kasedini aldığımda kim olduğunu elbette tanımıyordum. Hakkında tek bildiğim çok ünlü bir piyano üstadı olduğuydu. Albümünü kasetçalarıma koyduğumda karşıma çıkan melodiler beni derinden etkiledi. ‘Vivaldi-Four Season’ albümünü dinlerken parçaya konu olan mevsimleri her parçada tekrar yaşıyor, gözlerimi kapattığımda o mevsimleri içimde hissedebiliyordum.

Anjelika Akbar, tam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-full wp-image-53" title="MU970001IH655_250" src="http://www.yasarkacmaz.com/wp-content/uploads/MU970001IH655_250.jpg" alt="MU970001IH655_250" width="250" height="223" /></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.anjelikaakbar.com/">Anjelika Akbar</a> ile tanışmam lise çağlarıma dayanır. <a href="http://www.anjelikaakbar.com/diskografi/vivaldi.aspx">‘Vivaldi-Four Season’</a> isimli albümünün kasedini aldığımda kim olduğunu elbette tanımıyordum. Hakkında tek bildiğim çok ünlü bir piyano üstadı olduğuydu. Albümünü kasetçalarıma koyduğumda karşıma çıkan melodiler beni derinden etkiledi. <a href="http://www.anjelikaakbar.com/diskografi/vivaldi.aspx">‘Vivaldi-Four Season’</a> albümünü dinlerken parçaya konu olan mevsimleri her parçada tekrar yaşıyor, gözlerimi kapattığımda o mevsimleri içimde hissedebiliyordum.</p>
<p><span id="more-52"></span></p>
<p><a href="http://www.anjelikaakbar.com/">Anjelika Akbar</a>, tam adı ile <a href="http://www.anjelikaakbar.com/">Anjelika Rosenbaum Akbar </a>1969 yılında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kazakistan">Kazakistan</a>’da doğdu. Müzisyen bir aileden gelen <a href="http://www.anjelikaakbar.com/">Akbar</a> 3 yaşında piyano eğitimini almaya başladı. 5 yaşında ilk bestesini yapan <a href="http://www.anjelikaakbar.com/">Akbar</a> aynı yıl konser vermeye başladı. Eğitimine <a href="http://maps.google.com/maps/place?hl=tr&amp;resnum=0&amp;um=1&amp;ie=UTF-8&amp;q=Ta%C5%9Fkent+Uspensky&amp;fb=1&amp;gl=tr&amp;hq=Uspensky&amp;hnear=Ta%C5%9Fkent&amp;cid=4604076282461509765">Taşkent Devlet Uspensky Müzik Okulu</a>nda 11 yıl devam etti. Daha sonra <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Tashkent">Taşkent Devlet Konservatuar’ında </a>5 yıl boyunca çalışmalarını sürdürdü. 1993 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçti ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hacettepe_%C3%9Cniversitesi">Hacettepe Üniversitesinde </a>master derecesini aldı. 1997-1999 yılları arasında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ankara_%C3%BCniversitesi">Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarında</a> öğretmenlik yaptı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ankara_%C3%BCniversitesi">Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarında</a> kurucu öğretim üyesi görevini üstlendi. 1999 yılında <a href="http://www.anjelikaakbar.com/diskografi/su.aspx">‘Su’</a> albümü ile müzik piyasasına girmiş oldu.</p>
<p><a href="http://www.anjelikaakbar.com/">Anjelika Akbar</a>’ın yazımıza konu olan albümü ise <a href="http://www.anjelikaakbar.com/diskografi/bach.aspx">‘Bach A’Lorientale’</a>. Evrensel sesi kulaklara uyarlayan bir müzik tasarımcısı olan <a href="http://www.anjelikaakbar.com/">Akbar</a> bu albümünde ünlü klasik müzik bestecisi ve orgcu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bach">Bach</a>’ın eserlerini kulağımıza göre tasarlamış. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bach">Bach</a> eserlerini biraz oryantal biraz da kendi üslubu ile harmanlayan <a href="http://www.anjelikaakbar.com/">Akbar</a> bu albümde bir şahesere imza atmış. Albüm projesinde <a href="http://www.anjelikaakbar.com/">Anjelika Akbar</a>’a, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Erkan_O%C4%9Fur">Erkan Oğur</a>, <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ercan+%C4%B1rmak">Ercan Irmak</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C4%B1s%C4%B1rl%C4%B1_Ahmet">Mısırlı Ahmet</a>, <a href="http://www.akatayritim.com/">Mehmet Akatay</a>, <a href="http://www.sicimoglu.com/">Ayhan Sicimoğlu</a> gibi ünlü ve kendi alanında ustalaşmış isimler eşlik etmiş. Albüm 2002 yılından bu yana müzik dünyasında yaşamını sürdürmekte.</p>
<p><a href="http://www.anjelikaakbar.com/">Akbar</a>’ın <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bach">Bach</a> eserlerini bu derece başarılı şekilde yorulmasının sebebinin (kendi ustalığı dışında) Türkiye gibi Batı ve Doğu’nun birleştiği bir coğrafya’da yaşması. Farklı kültürlerin birleşmeden, yan yana ve armoni içerisinde varlıklarını sürdürmelerinin çok zor olduğu bir dünya’da böyle çalışmaların mevcudiyetinin de çok önemli olduğu düşünüyorum.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<p><a href="http://www.anjelikaakbar.com/Default.aspx"><strong>http://www.anjelikaakbar.com/Default.aspx</strong></a><strong></strong></p>
<p><a href="http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=2982"><strong>http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=2982</strong></a><strong></strong></p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Anjelika_Rosenbaum_Akbar"><strong>http://tr.wikipedia.org/wiki/Anjelika_Rosenbaum_Akbar</strong></a><strong></strong></p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Johann_Sebastian_Bach"><strong>http://tr.wikipedia.org/wiki/Johann_Sebastian_Bach</strong></a><strong></strong></p>
<p><a href="http://forum.enstrumantal.net/viewtopic.php?f=47&amp;t=1859"><strong>http://forum.enstrumantal.net/viewtopic.php?f=47&amp;t=1859</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasarkacmaz.com/?feed=rss2&amp;p=52</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Turizm Pazarlaması</title>
		<link>http://www.yasarkacmaz.com/?p=45</link>
		<comments>http://www.yasarkacmaz.com/?p=45#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 16:13:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İşletme Bilimleri&Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Alanya]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır'da Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Turizm Pazarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Turizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasarkacmaz.com/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[Alanya gibi Türkiye’nin turizm cenneti olan bir şehirde büyümemden ötürü her zaman turizm sektörü ile iç içe oldum. Alanya’da gördüklerimi eğitim hayatımda öğrendiklerimle yorumlayınca görüşlerim olumsuzlaşsa da asıl değişim Mısır’da gördüğüm turizm sektöründen sonra oldu. Alanya ve Türkiye’deki eksiklikleri fark ettiğim zaman gerçekten neler kaybettiğimizi çok iyi şekilde görmüş oldum.
 
Mısır, Türkiye gibi turizm sektöründe önde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Alanya">Alanya</a> gibi <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye">Türkiye</a>’nin turizm cenneti olan bir şehirde büyümemden ötürü her zaman turizm sektörü ile iç içe oldum. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Alanya">Alanya</a>’da gördüklerimi eğitim hayatımda öğrendiklerimle yorumlayınca görüşlerim olumsuzlaşsa da asıl değişim <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a>’da gördüğüm turizm sektöründen sonra oldu. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Alanya">Alanya</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye">Türkiye</a>’deki eksiklikleri fark ettiğim zaman gerçekten neler kaybettiğimizi çok iyi şekilde görmüş oldum.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye">Türkiye</a> gibi turizm sektöründe önde gelen ülkelerden bir tanesi. Özellikle doğu bloğu ülkelerin ilk sıradaki tercihleri arasında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye">Türkiye</a> ile birlikte Mısır geliyor. Bunun başlıca sebebi diğer turizm ülkelerine göre  (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0spanya">İspanya</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fransa">Fransa</a>…) bu iki ülkelerin maliyetlerinin daha düşük oluşu. Bunun yanında tarihsel ve doğal güzelliklerinin de fazla oluşu insanların bu iki ülkeye ilgisini arttırmakta.</p>
<p style="text-align: justify;"> <span id="more-45"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a>’ın turizm sektöründe son zamanlarda sıçrama yapmasının sebebi nedir araştırmak gerektiği düşüncesindeyim. Öncelikle <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a>’ı genel hatlarıyla ele alalım. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fransa">Mısır</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ortado%C4%9Fu">Ortadoğu</a>’nun parlayan güneşi durumunda bir ülke konumunda. Turizm haricinde, sanayi, enerji, tarım gibi sektörlerde de son yıllarda büyük hamleler yaptılar. Konumuz olan turizm’e dönersek ülkede konu ile alakalı ne tür özellikler var ele alalım. İlk akla gelen Dünya’nın en eski uygarlıklarından birisinin <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a>’da oluşu. <a href="http://www.misirguncesi.com">Eski Mısır</a> diye adlandırılan tarihi eserlerin turizm’e katkısı çok büyük. Bunun dışında da güneş ve deniz turizmi ön planla. Yılın en az 8 ayı denize girilebilen bir ülke olan <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a>’da Kızıldeniz gibi dünya’nın en büyük sualtı milli parkı da mevcut. Bu iki öğe dışında pazarlama bilecekleri pek bir şey yok. Mısır’ın özelliklerinden bahsetmişken <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye">Türkiye</a>’nin de genel hatlarıyla özelliklerinden bahsetmekten fayda var. Tarih Turizm konusunda onlarca farklı medeniyete sahip ülkemizde alt kategori olarak sayabileceğimiz Din Turizm’i de mevcut. Doğa Turizmine bakıldığında ise farklı bölgelerde deniz ve güneş turizm’i yapılabiliyor. Bunun dışında doğal güzellikleri ile ülkenin birçok yerinde bu turizme uygun alanlar mevcut.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye">Türkiye</a>’ye ana hatlarıyla bakıldığında <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a>’a göre üstünlüğü gözükse de iş turizm pazarlamasına geldiğinde değiştiği görülüyor. Peki <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a> ne yapıyor kendisini pazarlamak için? İlk olarak devlet turizm’in en önemli geçim kaynaklarından birisi olduğunun farkında. Turist olarak oraya gittiğiniz zaman kendi vatandaşlarına göstermedikleri ayrıcalık ve rahatlıkları görebiliyorsunuz. Bir örnek vermek gerekirse, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kahire">Kahire</a>’de alkol satılmayan 7 yıldızlı bir otel yapmak isteyen <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dubai">Dubai</a> şeyhine turizm gereği isteyen alkol verilmesi gerekliliği yüzünden izin verilmedi. Devlet’in konuya ne kadar önem verdiğini bu örnekten anlamak zor değil. Bunun dışında devlet turizm pazarlaması olayını kendi üstlenmiş durumda. Sürekli olarak uçaklarından tutunda havaalanlarına kadar kendi belgesel ve tanıtımları yayınlanıyor. <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a> bu olayın ciddiyetine doksanların ortasında yaşadığı terör saldırısı sonrası farkına vardı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Piramitler">Piramitlere</a> yapılan saldırılar sonrasında turist sayısının on bir oranında düştüğünü göre devlet radikal kararlar alındı. Yapılan ilk uygulamalarda <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a>’da bulunan tüm tarihi eserlerin sorumluluğu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Zahi_Hawass">Dr. Zahi Havass’a</a> verildi. Kendisinin ismini bilmesek de bir çoğumuz belgesel kanallarından biliyoruz. Bu kararla birlikte <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Zahi_Hawass">Zahi Havass </a>istediği kadar belgesel projesini hayata geçirdi ve dünya çapındaki belgesel kanallarında yayınladı. Bunun dışında alınan bir başka kararla <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a> devlet olarak <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hollywood">Hollywood</a>’daki sinema firmaları ile görüşülmeye başlandı ve <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a>’ı anlatan sinemalar için sponsor olundu. (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mumya_(film)">Mumya</a>,<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mumya_(film)">Mumya2</a>…) Bununla da yetinmeyen devlet <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır</a> hakkında yayınlanacak her türlü kitap ve eser’e sponsorluk desteği verdi. Bu yapmış olduklarının katkılarını ise şu anda görüyorlar. Bunun dışında deniz turizmini arttırmak amacı ile <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/CMAS">CMAS</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/PADI">PADI</a> gibi su altı federasyonlarıyla yapılan anlaşmalarla turizm sektöründeki insanlara scuba dalış eğitimleri verildi. Ayrıca daha önceden <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Uzakdo%C4%9Fu">Uzakdoğu</a>’da kullanılan submarine adı verilen altı cam denizaltılarının ülkeye girişine izin verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda yapılan pazarlama faaliyetleri incelendiğinde ülkemizin neler yaptığı geliyor akıllara. Hangi partiden olduğunu hatırlamasam da belediye seçimleri zamanı bir adayın yaptığı açıklamada çok fazla reklam yapılmadan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul">İstanbul</a>’a gelen turist sayısının 8 milyon olduğunu öğrendim. Yapılabilecek reklamlarla bu sayının 20 milyon üstüne çıkabileceği söyleniyordu. Bu örnekten de anlaşılabileceği gibi bu kadar imkana sahip ülkemizin bir reklam ve pazarlama sorunu olduğu açıktır. Devlet tarafından turizm desteklense de yapılanların yeterli olmadığı da görünmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Her türlü imkana sahip ülkemizde bu tür eksikliklerin bir an önce düzeltilmesi şarttır. Özellikle <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Alanya">Alanya</a> gibi turizmden geçimini sağlayan şehirler de turizm pazarlamasına daha çok önem verilmesi gerekliliği zorunludur. Umarım birleri bunun geç olmadan farkına varırlar. Yoksa elimizdeki mevcut pazarı başka ülkelere kaptırabiliriz. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasarkacmaz.com/?feed=rss2&amp;p=45</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soluk Mavi Nokta</title>
		<link>http://www.yasarkacmaz.com/?p=26</link>
		<comments>http://www.yasarkacmaz.com/?p=26#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 02:48:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Carl Sagan]]></category>
		<category><![CDATA[Cosmos]]></category>
		<category><![CDATA[Göktaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Pale Blue Pot]]></category>
		<category><![CDATA[Soluk Mavi]]></category>
		<category><![CDATA[Soluk Mavi Nokta]]></category>
		<category><![CDATA[Voyager 1]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasarkacmaz.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[
Pale Blue Dot, yani Soluk Mavi Nokta, 1977’de fırlatılan Voyager 1 uzay aracının 1990 yılında dünyaya yaklaşım 6.000.000.000 km uzaklıktan çektiği fotoğrafın adıdır.
Kendini dünya insanlarının bilim ile tanışmasına adamış, ‘herkes için bilim sloganı’ ile yola çıkmış, ilk kez 1980 yılında yayınlanan, tüm dünyada 500.000.000 insan tarafından izlenmiş, bir dönem TRT tarafından da yayınlanmış 13 bölümlük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-36" title="PaleBlueDot" src="http://www.yasarkacmaz.com/wp-content/uploads/PaleBlueDot-265x300.jpg" alt="PaleBlueDot" width="265" height="300" /></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pale_Blue_Dot">Pale Blue Dot</a>, yani <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Soluk_Mavi_Nokta">Soluk Mavi Nokta</a>, 1977’de fırlatılan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Voyager_1">Voyager 1</a> uzay aracının 1990 yılında dünyaya yaklaşım 6.000.000.000 km uzaklıktan çektiği fotoğrafın adıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kendini dünya insanlarının bilim ile tanışmasına adamış, ‘herkes için bilim sloganı’ ile yola çıkmış, ilk kez 1980 yılında yayınlanan, tüm dünyada 500.000.000 insan tarafından izlenmiş, bir dönem TRT tarafından da yayınlanmış 13 bölümlük belgesel dizi ‘<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=Cosmos">Cosmos</a>’ un yazarı ve sunucusu, Pulitzer ödüllü yazar ve astronom <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Carl_Sagan">Carl Sagan</a>,  <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Voyager_1">Voyager 1</a> tarafından gönderilen bu fotoğraf üzerine, Dünya’nın insanlık için önemine dair bir kitap yazmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-26"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Carl_Sagan">Carl Sagan</a> 11 Mayıs 1996’da yaptığı bir konuşmada fotoğrafı yorumlamıştır;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>‘’Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her &#8220;yüce önder&#8221;, her aziz ve günahkâr onun üzerinde &#8211; bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok yanılgıya düştüler, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, birbirlerinden ne kadar çok nefret ediyorlardı.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi. Bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimse yok.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, gidebileceğimiz başka yer yok. Ziyaret edebiliriz, ama henüz yerleşemeyiz. Beğenin veya beğenmeyin, şu anda Dünya sığınabileceğimiz tek yer.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Gökbilimin mütevazılaştırıcı ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar aptalca olduğunu bundan daha iyi gösteren bir fotoğraf yoktur. Bence, birbirimize daha iyi davranma sorumluluğumuzu vurguluyor, ve bu mavi noktaya, biricik yuvamıza.’’</em></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://solukmavi.com/">Soluk Mavi</a> ile tanışmam <a href="www.friendfeed.com">Friendfeed</a> üzerinden tanıştığım, <a href="http://fezamen.blogspot.com/">GökTaşı</a> kullanıcı isimli arkadaşım sayesinde oldu. <a href="http://fezamen.blogspot.com/">GökTaşı</a> kendisini astronomi’ye adamış bir blog yazarı. Kendi sitesinde amatör olarak astronomi ile ilgili yazılar yazıyor, makaleler yayınlıyor. Yine kendisinin açmış olduğu <a href="http://solukmavi.com/">Soluk Mavi </a>internet sitesinden soluk mavi ile ilgili video’ya ulaşabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yazıyı yazmamdaki asıl amaç; bilime katkıda bulunmak isteyen, tüm yaşamını bu hayaller üzerine kurmuş birisinin fikirlerine, projesine destek vermek. <a href="http://fezamen.blogspot.com/">GökTaşı</a>’nın Türkiye’de kurmak istediği özel bir gözlemevi ve amatör teleskop yapım atölyesi projesi var. Bu konu ile de çalışmalar yapmakta. Tüm temennim bu projelerini bu Soluk Mavi Nokta’da bu Soluk Türkiye’de gerçekleştirebilmesi. Kendisine başarılar diliyorum.</p>
<p> </p>
<p>Kaynaklar :</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Soluk_Mavi_Nokta">http://tr.wikipedia.org/wiki/Soluk_Mavi_Nokta</a></p>
<p><a href="http://www.solukmavi.com/index.php">http://www.solukmavi.com/index.php</a></p>
<p><a href="http://fezamen.blogspot.com/2009/09/hayalleri-soluk-mavi-noktada-yeserecek.html">http://fezamen.blogspot.com</a></p>
<p><a href="http://friendfeed.com/soluk-mavi-nokta">http://friendfeed.com/soluk-mavi-nokta</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasarkacmaz.com/?feed=rss2&amp;p=26</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koloni-Jean-Christophe Grange</title>
		<link>http://www.yasarkacmaz.com/?p=21</link>
		<comments>http://www.yasarkacmaz.com/?p=21#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 19:06:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Jean Reno]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-Christophe Grange]]></category>
		<category><![CDATA[Koloni]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytan Yemini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasarkacmaz.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[Son kitabı Şeytan Yemini sonrası Jean-Christophe Grange’ın beklenen kitabı. Daha önce Türkiye’de birçok kitabı yayınlanmış, kitapları sinema filmlerine konu olmuş bir yazar Grange. Ve son kitabı ile yine okurlarını etkilemeyi başardı.
Hikayemiz, Grange’ın ülkesi Fransa’da geçiyor. Paris’in ortasında bir Ermeni Kilisesinde işlenen bir cinayet ile başlıyor. Kilise’nin orgcusunun sıra dışı ölümü ve orada bulunan Ermeni emekli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Son kitabı <a href="http://kitap.antoloji.com/seytan-yemini-kitabi/">Şeytan Yemini</a> sonrası <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Grange">Jean-Christophe Grange</a>’ın beklenen kitabı. Daha önce Türkiye’de birçok kitabı yayınlanmış, kitapları sinema filmlerine konu olmuş bir yazar Grange. Ve son kitabı ile yine okurlarını etkilemeyi başardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Hikayemiz, Grange’ın ülkesi Fransa’da geçiyor. Paris’in ortasında bir Ermeni Kilisesinde işlenen bir cinayet ile başlıyor. Kilise’nin orgcusunun sıra dışı ölümü ve orada bulunan Ermeni emekli komiser Kasdan’ın olayla ilgilenmesi ile serüven başlıyor. Ölümün sıra dışılığı ve kendi kilisesinde işlenmiş olması Kasdan’ı bir anda cinayetler serisinin ortasına atıyor. Hikaye’nin devamında cinayetin çocuklar tarafından işlendiği ortaya çıktığında Çocuk Bürosunda görevli Rus asıllı Komiser Volokine’de hikayemize katılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-21"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kasdan orgcunun ölümünü incelerken prosüdürleri beklemeden hareket ediyor ve Kasdan’ın eşcinsel sevgilisine ulaşıyor.Büyük kovalamaca sonucu kendisinden bazı bilgileri alıyor. Bu sırada soruşturmayı çocuk bürosundan birisinin araştırdığını öğrenen Kasdan ile Volokine’nin yolları kesişiyor ve soruşturmayı beraber yürütmeye karar veriyorlar. Sonrasında orgcunun sevgilisinin ve başka bir kilise görevlisinin öldürülmesi soruşturmayı derinleştirmelerine neden oluyor. Cinayetler aynı yöntemle ve bir ilahinin sözleri sırası ile yazılarak devam ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonrasında konuyu araştırmaları ve yaşanan olaylarla cinayetleri çocuklardan oluşan bir tarikatın işlediğini öğreniyorlar. Nazi Almanyasında görevli bir Alman doktorun Şili’de kurmuş olduğu bu tarikatın Fransa’da yaşanan cinayetleri işlediği ortaya çıkıyor. Tarikat hakkındaki araştırmaları sonucu hem kendileri ile olan bağları hem de tarikatın Fransa’da bir koloni kurdukları ortaya çıkıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Finalde ise buraya giriş yapan ikilinin oradaki çatışmaları ve koloni liderinin polis güçleri tarafından öldürülmesi ile sona eriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Grange’ın birçok kitabı ile benzerlik gösteren bir eser Koloni. Kasdan karakteri diğer kitaplarında olduğu gibi yine <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Jean_Reno">Jean Reno</a>’ya benziyor. Kitap için biraz siyasi vurgulamalarda bulunulmuş demekte yanlış olmaz. Polisiye-Gerilim seven okurlar için tavsiye edilebilecek bir eser.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasarkacmaz.com/?feed=rss2&amp;p=21</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mısır Güncesi</title>
		<link>http://www.yasarkacmaz.com/?p=14</link>
		<comments>http://www.yasarkacmaz.com/?p=14#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 18:28:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Güncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Yiğit Kaçmaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasarkacmaz.com/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[
Beni şahsen tanıyanlar ve sitemi daha önce ziyaret edenler Mısır’da yaşadığımı biliyor. Daha önce sitemde yayınladığım Mısır ile ilgili bütün yazılarım bundan sonra Mısır Güncesi adresinde olacak.
Mısır hakkında öğrenmek istediğiniz her şey, Mısır hakkında güncel haberler, Eski Mısır tarihi ve Mısır hakkındaki görüşlerimi içeren farklı kategorilerdeki yazılarımla Mısır Güncesi sizi bekliyor.
Site Adresi: www.misirguncesi.com
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-41" title="mısır" src="http://www.yasarkacmaz.com/wp-content/uploads/mısır-300x66.jpg" alt="mısır" width="300" height="66" /></p>
<p style="text-align: justify;">Beni şahsen tanıyanlar ve sitemi daha önce ziyaret edenler Mısır’da yaşadığımı biliyor. Daha önce sitemde yayınladığım Mısır ile ilgili bütün yazılarım bundan sonra <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır Güncesi</a> adresinde olacak.</p>
<p style="text-align: justify;">Mısır hakkında öğrenmek istediğiniz her şey, Mısır hakkında güncel haberler, Eski Mısır tarihi ve Mısır hakkındaki görüşlerimi içeren farklı kategorilerdeki yazılarımla <a href="http://www.misirguncesi.com">Mısır Güncesi</a> sizi bekliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Site Adresi: <a href="http://www.misirguncesi.com">www.misirguncesi.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasarkacmaz.com/?feed=rss2&amp;p=14</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yyk ile Gereksiz Yazılar</title>
		<link>http://www.yasarkacmaz.com/?p=10</link>
		<comments>http://www.yasarkacmaz.com/?p=10#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 18:20:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Yiğit Kaçmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Yyk ile gereksiz yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasarkacmaz.com/?p=10</guid>
		<description><![CDATA[Bundan önceki yazılarımı karma olarak bu site üzerinden yayınlıyordum. Daha sonradan okuyucu kitlelerinin farklılaşması ve konuların çeşitli kategorilere ayrılması sonucu bazı yazılarımı başka bloglar altında yayınlamaya karar verdim.
Bu sitelerden birisi de Yyk ile gereksiz yazılar. Bu sitede daha önce kendi blogumda yayınladığım bazı yazıları bulacaksınız. Genel olarak mizah içerikli bu site de çılgın iş fikirleri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bundan önceki yazılarımı karma olarak bu site üzerinden yayınlıyordum. Daha sonradan okuyucu kitlelerinin farklılaşması ve konuların çeşitli kategorilere ayrılması sonucu bazı yazılarımı başka bloglar altında yayınlamaya karar verdim.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sitelerden birisi de <a href="http://yykacmaz.blogspot.com">Yyk ile gereksiz yazılar</a>. Bu sitede daha önce kendi blogumda yayınladığım bazı yazıları bulacaksınız. Genel olarak mizah içerikli bu site de çılgın iş fikirleri, bozuk psikoloji denemeleri gibi farklı konularda yazılarımda olacak.</p>
<p style="text-align: justify;">Umarım keyif alırsınız…</p>
<p style="text-align: justify;">Site Adresi: <a href="http://yykacmaz.blogspot.com">yykacmaz.blogspot.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasarkacmaz.com/?feed=rss2&amp;p=10</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
