Soluk Mavi Nokta

Pale Blue Dot, yani Soluk Mavi Nokta, 1977’de fırlatılan Voyager 1 uzay aracının 1990 yılında dünyaya yaklaşım 6.000.000.000 km uzaklıktan çektiği fotoğrafın adıdır.
Kendini dünya insanlarının bilim ile tanışmasına adamış, ‘herkes için bilim sloganı’ ile yola çıkmış, ilk kez 1980 yılında yayınlanan, tüm dünyada 500.000.000 insan tarafından izlenmiş, bir dönem TRT tarafından da yayınlanmış 13 bölümlük belgesel dizi ‘Cosmos’ un yazarı ve sunucusu, Pulitzer ödüllü yazar ve astronom Carl Sagan, Voyager 1 tarafından gönderilen bu fotoğraf üzerine, Dünya’nın insanlık için önemine dair bir kitap yazmıştır.
Carl Sagan 11 Mayıs 1996’da yaptığı bir konuşmada fotoğrafı yorumlamıştır;
‘’Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her “yüce önder”, her aziz ve günahkâr onun üzerinde – bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde.
Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok yanılgıya düştüler, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, birbirlerinden ne kadar çok nefret ediyorlardı.
Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi. Bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimse yok.
Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, gidebileceğimiz başka yer yok. Ziyaret edebiliriz, ama henüz yerleşemeyiz. Beğenin veya beğenmeyin, şu anda Dünya sığınabileceğimiz tek yer.
Gökbilimin mütevazılaştırıcı ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar aptalca olduğunu bundan daha iyi gösteren bir fotoğraf yoktur. Bence, birbirimize daha iyi davranma sorumluluğumuzu vurguluyor, ve bu mavi noktaya, biricik yuvamıza.’’
Soluk Mavi ile tanışmam Friendfeed üzerinden tanıştığım, GökTaşı kullanıcı isimli arkadaşım sayesinde oldu. GökTaşı kendisini astronomi’ye adamış bir blog yazarı. Kendi sitesinde amatör olarak astronomi ile ilgili yazılar yazıyor, makaleler yayınlıyor. Yine kendisinin açmış olduğu Soluk Mavi internet sitesinden soluk mavi ile ilgili video’ya ulaşabilirsiniz.
Bu yazıyı yazmamdaki asıl amaç; bilime katkıda bulunmak isteyen, tüm yaşamını bu hayaller üzerine kurmuş birisinin fikirlerine, projesine destek vermek. GökTaşı’nın Türkiye’de kurmak istediği özel bir gözlemevi ve amatör teleskop yapım atölyesi projesi var. Bu konu ile de çalışmalar yapmakta. Tüm temennim bu projelerini bu Soluk Mavi Nokta’da bu Soluk Türkiye’de gerçekleştirebilmesi. Kendisine başarılar diliyorum.
Kaynaklar :
http://tr.wikipedia.org/wiki/Soluk_Mavi_Nokta


Böyle ciddiye alınıp, emek verilmiş bir blog yazısına şapka çıkarırım ben. Eline sağlık patron.
@antepian
Teşekkür ederim.Çok önemli bir konu olduğu için ciddiye alınması ve üzerinde yeterince düşünülmesi gerekiyor.
Yaşar Yiğit’cim ellerine sağlık. İnan okurken çok duygulandım. Umuyorum, diliyorum ve herşeyden önemlisi inanıyorum projeye. Teşekkür ederim.
@Göktaşı
Ablacım sen projeni gerçekleştir ben onuda yazacağım daha.Zaten inanmak başarının yarısı demektir.Başarılar dilerim tekrardan.
20 Aralık 1996 Carl Sagan’ın yıldız tozu olduğu zaman. Kendisini buradan saygı ve sevgi ile anıyorum tekrardan.
dur ya zaten kendisinin konuşma tarihini yanlış yazmışım.Onuda düzelteyim.
Cok güzel bir paylasim tesekkürler, umarim Göktasi hayallarine kavusur.
@Sahin Toprak
Göktaşı hayallerine ulaşacaktır.Tabi hayallerine ulaşabilmesi için bizlerinde projesinde destek vermemiz gerekli.Herkes elinden geleni yapmalı.
GökTaşı sayesinde bende tanışmış ve araştırmıştım. Geçenlerde okumuş ve yorum yazamamıştım. İçim rahat etmedi yazından dolayı teşekkür etmek için tekrar girdim
@Ramazan ULUÇAY
İlginiz için teşekkür ederim.
Harika…:)
ablası blogumun domaini değişti. http://fezamen.com oldu. güncellersin değil mi? teşekkürler, sevgiler.
Ablacım fezamen.blogspot.com kapandı http://fezamen.com olarak mı açıldı?